6 Eylül 2010 Pazartesi

kaldıysa


Öyle günlerden bir gün, gecelerden bır gece, yıllardan bir yıl daha. Gelmişsin yolun bitmediği ama ben benzinin azaldığı, adeletin koklandığı, gerçeklerin saklandığı, aşkların yıprandığı saygının saklandığı sevginin unutulduğu, inancın para, paranın kırbaç olduğu yıllara. Ne yalan söyliyim ne yaşamak istiyorum şu hayatta ne de yaşlanmak. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu der gibisiniz. Aynen öyle seçimlerin bile an be an değiştiği yeni dünyaya hoş geldiniz. Kaypak dünya. Kaygan ama pak değil. Vıcık vıcık olmuş politikaların sömürgenin meşrulaştırıldığı dünyanın kaypak bekçileri yaptı bizi para illeti. Ne dinledi milleti ne de sevindirdi diğer milleti. Çokta gurur duymuyorum yazdıklarımla belkide kendime sövüyorum aslında yazarken. Bir kez daha söylüyorum kendi kendime dinlermi bilinçaltım bilmem ama babamı artık daha iyi anlıyorum. Bütün fırçaları aklıma geldikçe parlatıyor artık düşüncelerimi. Eskiden geçer giderdi acı bir meltem esintisi gibi. Yarını kimsenin belli değil illa ki. Senden sonrakilere biraz daha zaman kazandırmak istiyorsan. Bıraktığın yer önemli. Sıçıp bırakma sifonu çek. Çekte senden sonraki sana lanet yağdırmasın. Yarını düzgün bırakmak istiyorsan adım at yerden bir çöp al çöp kutusuna at. Sen bir ol senin gören on olur onu gören baka kalır. Utanır utanma kaldıysa tabi....