9 Ağustos 2010 Pazartesi

yaz gecesi yazdim

yemyesil dogasi essiz denizi fazla huzuru ile bazen rahatsiz bile edebiliyor boyle bir dunyada boyle huzurlu yerler kaldi mi? diye. Sabahlari kalkip bazen kumsalda yurudukten sonra havuz misali olan carsaf gibi denize girince biraz acildiktan sonra arkanizi donup kiyiya bakinca anliyorsunuz aslinda buranin nasil bir dogaya sahip oldugunu. Kocaman kocaman fistik agaclarinin altina kurulmus essiz kucuk bir kasaba. Gunun her saati sicaklamadan yurunebilecek bi yol. Yururken duraklanabilecek cay bahceleri, etrafta irili ufakli pansiyonlar. O pansiyonlarin onlerinde oturan ulkemin orta halli tatlilcileri onlarin aksam yemegi hazirligi. Denizden gelen ac cocugun sitemi. Orenin kumsali anlatilmakla bitmez hicbir zaman hayir dedirtmeyecek. Her gelisinizde sizi yeniden yeniden buyur edecek ince kumlar. Orayi o sekilde tutmak icin calisan emektar belediye calisanlari hepsinin aldigi para ana sutu gibi helal hepsine ellerine saglik. Kumsalda bulunan isletmeler onlarin azcik ac gozlulugu ile bozulan semsiye carpiklasmasina inat ulkemin renkli carsaf misali kaplar semsiyeler o kumsali. Ancak oyle genis ki ayni zamanda 2 festivali bir kumsal futbol turnvasini ve milyonlarca amator voleybolcuyu barindirabilir bu plaj ayiptir soylemesi biraz enine ve boyuna buyuktur kumsali Oren`in. Obezdir insani yutar istemeden yalniz hissedersin kendini bi anda onca insanin arasinda. Yaz gecesi yazma istegime yazdirdi Oren.
Iyi tatiller